BEDELLİ ASKERLİK

2011-11-07 23:42:00
 
 
Geçtiğimiz gün gördüm onları,
 
Yüzlerinde ki masumiyeti okudum…
 
Vatan için bir şeyler yaptıklarının farkındaydılar…
 
Başları dik, onurlu duruşları vardı..
 
Ama her insan gibi yufka yürekleri de…
 
*
 
Yorgun bitkin 3-5 gençten bahsediyorum.
 
Askerlerimizden…
 
Otobüs durağında rastladım onlara.
 
Ellerinde valizler…
 
Sordum:
 
-Nerden geliyorsunuz?
 
-Dağıtıma çıktık abi…
 
- Nereye?
 
Biri,
 
-Erzurum’a…
 
Diğeri ,
 
- Hakkari’ye…
 
Bir başkası 
 
-Elazığ’a,
 
dedi…
 
*
 
Otobüs bekliyorlardı.
 
Bir halk otobüsü geçti, almadı,
 
İkincisi geçti, o da almadı…
 
Ellerindeki valizler çoktu çünkü…
Otobüste,
 
birkaç yolcunun yerlerini işgal edecekti ya…
 
Para kazandırmayacaklardı ya…
 
O yüzden almıyorlardı çocukları…
 
İzliyordum herkesle beraber yaşananları…
 
*
 
Belli ki biraraya gelip taksi tutacak paraları yoktu.
 
Aklıma para vermek geldi,
 
baktım her yerimde kredi kartı var ama para yok…
 
O tercihi rafa kaldırdım.
 
*
 
Bir halk otobüsü daha durdu,
 
hemen atıldım:
 
-Neden almıyorsunuz askerleri!
 
Muavin laubali şekilde:
 
-Yer yok, dedi..
 
Baktım arka taraf boş:
 
-Açsana arka tarafı, bak boş!
 
Dedim…
 
Yine alaycı şekil de,
 
-Açamam, dedi…
 
*
 
Askerler hiç ses etmedi,
 
“Neden almıyorsunuz “ diye bağıramadılar bile.
 
Arkamdan vatandaşlar destekledi, sadece,
 
“üç kuruş için çocukları almıyorsunuz” diyerek…
 
Ve halk otobüsü Sincan’a doğru yola çıktı askerleri almadan…
 
*
 
Ben sadece halk otobüsü şoföründe bulmuyorum suçu,
 
askere bir servisi çok gören kafada da buluyorum…
 
Akşama kadar yatan askeri servislerin biri,
 
bu çocukları taşıyamaz mıydı?
 
Sadece 3 -5 çocuk var sanmayın, 
 
bir dağıtımda yüzlerce asker aynı mağduriyeti yaşıyor.
 
*
 
Her neyse,
 
“Bu sadece basit bir ulaşım sorunu” diyebilirsiniz…
 
Askerlerimize yapılan için…
 
Bedelli deniyor ya şimdi…
 
Bir şekilde gariban çocuklar bedel ödüyor.
 
En basiti otobüse binemiyorlar,
 
En ağırı da, ölüyor, şehit oluyorlar…
 
*
 
İkinci yazımda bedelli ile ilgili birkaç sözüm olacak,
 
Şimdilik bu kadar…
 
04 Kasım 2011 Cuma 11:51
 
Seyfi Uzunkök

 

60
0
0
Yorum Yaz