Tatil Yerleri

12/6/2008 · Kategori: Tatil rehberi

Antalya, tarihi güzellikleri, dogasi ve kültürel zenginligi ile Türkiye’nin en gelismis turizm sehirlerinden birisidir. Güzel cografi yapisi ve uygun iklim kosullari ile Nisan ayindan kis aylarinin basina kadar tüm yerli ve yabanci turistler için en ideal tatil firsatlarini sunan sehir, 24 saat canli bir yapiya sahiptir. Milli parklari, zengin tarihi kalintilari ve ödüllü marinasi ile Akdeniz’in incisi durumundaki Antalya, ilçeleri ve tatil merkezleri ile Türk turizminin en önemli kenti durumundadir. Milattan önce 2000 yilinda kurulmaya baslayan kent, sirasiyla birçok medeniyete besik olmus ve son olarak Selçuklulardan Osmanli Imparatorlugu’na ve nihayet Türkiye Cumhuriyetine kalmistir. Antalya içine yapilacak bir gezi sirasinda görülecek birçok yer vardir. Bunlar, Perge, Kaleiçi, Olympos ve Aspendos antik kentleri, Karain ve Kocain Magaralari ve çevre yaylalar, Düden Selaleleri, Altinbesik Magarasi Milli Parki, Köprülü Kanyon Milli Parki, Kursunlu Selalesi Tabiat Parki olarak siralanabilir. Antalya, ayrica çevre ilçeleri ile de turistik bir önem tasimaktadir. Bunlar:

ALANYA: Binlerce yillik bir tarihi geçmise sahip olan Alanya, Antalya’nin en büyük ilçesidir. Bu tarihi zenginlige, kentin canli ve civil civil havasi da eklenince, ülkemizin en çok gezilen turistik merkezlerinden birisi ortaya çikmaktadir. Alanya’da Kizil Kule, Büyük Tersane, Alanya Kalesi, Alanya Müzesi ve Damlatas Magarasi gezilebilecek yerler arasinda yer almaktadir. Antalya ile ayni iklim özelliklerine sahip olan kent, yilin 8 ayi canli bir sekilde misafirlerini agirlamaya hazirdir. Gelismis kent yapisi ile tüm turizm donanimina sahip olan Alanya, restoranlari, gece kulüpleri, barlari ve çesitli büyüklükte otelleri ile, her sene turistleri memnun etmektedir.

BELEK: Yüzmek, güneslenmek, dinlenmek ve de golf oynamak isteyenlerin ilk tercihi olan Belek, Antalya’nin Serik beldesine yakin bir tatil merkezidir. Özellikle su sporlari ve profesyonel golf sahalari ile öne çikan Belek, tarihi yapisiyla da misafirlerini beklemektedir. Silyon ve Selge antik kentleri, Aspendos, Köprülü Kanyon, Düden Selalesi ve Kursunlu Selalesi bu bölgede yer almaktadir. Belek ayrica tam bir otel ve tatil köyü cennetidir. Uzun sahili boyunca yer alan birçok otel ve 1. sinif tatil köyleri, özellikle bu tür tatil yapmayi sevenler için idealdir.

KEMER: Antalya’nin diger ucunda, Toroslarin eteklerine kurulmus, sirin bir tatil belgesi olan Kemer de, Antalya’nin gelismis tatil beldelerinden birisidir. Bu ilçede bulunan irili ufakli oteller ve tatil köylerinde yapilacak bir tatil sirasinda, tarihi ve kültürel yerler de gezilebilir. Bunlarin arasinda Olympos, Chimaera, Phaselis, Adrasan Koyu, Beldibi Magarasi, Yörük ve Ayisigi Parki bulunur. Kemer’de ayrica Jeep safari turlarina çikilabilir, rafting yapilabilir, deniz gezileri için günlük tekne turlarina çikilabilir. Ayrica yerel yemeklerden keçi eti ile yapilanlar tadilabilir ve özellikle de yogurt mutlaka denenmelidir.

MANAVGAT ve SİDE: Antalya bölgesinin küçük ama canli iki sehri Manavgat ve Side, özellikle son yillarda turizm açisindan hizla gelismislerdir. Bölgede pek çok otel ve pansiyon turistler için hazir beklemektedir. Ayrica gezi alanlari arasinda Side Müzesi, Antik Kentler, Seleukia Antik Sehri, Manavgat Selalesi, Manavgat Baraji, Köprülü Kanyon Milli Parki, Titreyengöl, Altinbesik Düdeni ve Manavgat pazaryeri yer almaktadir. Bölgede geçirilecek bir tatil sirasinda yöresel yemeklerin disinda özellikle balik ve deniz ürünlerinin tadina bakilmalidir.

 

Antalya, tüm bu kentleri, civil civil kent yasami, tarihi güzellikleri, 1. sinif tatil imkanlari, kara, hava ve deniz yolu ile ulasim imkanlari ile, Türkiye turizminin en önemli yerlerinden birisi olma konumundadir

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

En Ucuz Tatil-Tatil Rehberi-Ekonomik Tatil Köyleri

12/6/2008 · Kategori: Tatil rehberi

Efendim sizlere buradan en ucuz tatil nerede yapılır,en ekonomik tatil yerleri nerededir sizlere bu konuda tatil rehberiniz olacağız.Türkiye tatil yerleri bakımından çok zengindr,Ege ve akdeniz kıyıları bolca tatil köyleri ve oteller barındırır,bunların yanı sıra marmara bölgesindede ucuz tatil yapılan yerler mevcuttur.Sizlere buradan bu tatil beldeleri`ni ve tatil fiyatlarını verip,en ekonomik tatil`i nerede yapacağınızı anlatacağız.

MARMARA BÖLGESİ TATİL KÖYLERİEfendim öncelikle sizlere marmara bölgesinden başlayarak marmara bölgesinde en ucuz tatil nerede yapılır anlatacağız.Marmara bölgesi adalar bakımından en zengin denizimizdir,burada bulunan marmara adası ucuz tatil yapmayı düşünenlere sessiz sakin huzurlu tatil yapmalarına olanak tanıyor.Adada bulunan çınarlı ve saraylar beldeleri bu adanın en ucuz tatil beldeleridir.Bu tatil köyü`nde fiyatlar gecelik kişi başı 10 yt`den başlar tabiki kaliteye göre fiyatlarda bölgede bulunan otel ve motellere bağlı olarak artar.Pansiyonlar temiz ve ucuzdur.Sırada ise adalarımızdan en güzeli avşa adası yer alır bu adanın otelleri ve pansiyonları türkiyede en ekonomik tatil yapmanızı sağlıyacak fiyatları verir.Bu tatil köyü`nde Son derece lüx apart otellerde fiyatlar gecelik 20 ytl den başlar,avşa pansiyonları ise gecelik 10 ytl den başlayan fiyatları ile ucuz tatil cennetidir.Efendim sizlere ocaklar beldesindende bahsetmek istiyorum,ocaklar tatil köyü,bozulmamış doğası ve yönetimi ile doğaya saygılı modern görünüme ve kaliteye önem veren yönetimi ile son yılların en çok tercih edilen tatil köyleri`nden biridir.Burada doğa ile başbaşa huzurlu güzel bir tatil yaşarsınız .Yaz tatil`iniz için ideal bir yer olan ocaklar`da otel ve pansiyon fiyatları gecelik 10 Ytl`den başlar .Uygun tatil için en güzel yerlerden biri ocakları tavsiye ederim.Sırada ise marmara bölgesinn en eski tatil beldesi erdek var.Erdek tatil yapmayı düşünenler için ideal ucuz tatil bölgesidir.Erdek otelleri fiyatları gayet ucuz tatil yapma olanağını sizlere sunar,sessiz sakin bir yaz tatil`i yapmak isteyenler erdek tatil köyleri`ni tercih etsinler derim.Son olarak marmara bölgesinde yer alan bu tatil köyleri hazırladıkları tatil kampanyaları ve tatil promosyonları ile 2008 yaz tatil`i sezonuna hazırlanmaktadırlar.

EGE BÖLGESİ TATİL YERLERİ

Türkiye`de en güzel tatil yerleri`ne sahip bölgemizde bir çok tatil beldeleri bulunmaktadır.Uygun tatil yerleri`nin yanı sıra 5 yıldızlı tatil köyleri ve tatil otelleri`ne sahip bu zengin bölgede tatil sepeti`mizi kolumuza takıp uygun tatil yerleri`ni gezip ekonomik tatil nerede yapılır bir bakalım sizlerle.Ege bölgesi tatil yerleri say say bitmez bunlar sıra ile marmaris,bodrum,çeşme,fethiye,datça,dalaman,muğla,didim ve bu beldeler içinde olan birçok tatil köyleridir.Efendim bizim için önemli olan yapacağımız tatilin tatil fiyatları ise sizleri önce marmarisin en uygun fiyatlı tatil yerleri`nden biri olan Turunç`a götürüyorum.Marmaris Turunç bu bölgede ekonomik tatil yapmak isteyenler için otel fiyatları çok uygundur.Uygun fiyatlı güzel bir tatil yapmak istiyorsanız Marmaris Turunç beldesini sizlere tavsiye ederim.Sıramızda ise yeşilin ve mavinin doğa ile kucaklaştığı şirin tatil beldesi datça var.Datça ekonomik tatil yapmak isteyenler için en güzel yerlerden biridir.Doğanın içinde yeşillikler arasında olan pansiyonları ve sabah kalktığınızda cıvıldayan kuş sesleri arasında kendinizi yenilenmiş hissedecek, huzurlu tatil yapmanın zevkini yaşıyacaksınız.Sıramızda ise son yılların gözdesi olan tatil yerleri`nden Didim var.Didim ege güneşinin en güzel hissedildiği güzel plajları ile meşhur güzel bir tatil beldesidir.Didim otelleri fiyatları ise ucuz tatil yapmayı düşünenlere muhteşem fırsatlar sunar.Dahada ekonomik tatil yapmak istiyorsanız didim pansiyonları sizlerin emrinizde gezin görün kalacağınız yeri seçin.Sıramızda çeşme beldemiz var çeşme ucuz ve pahalı yerler arasında kalmış herkeseye her zevke uygun şartlarda olan otelleri ve pansiyonları ile son yılların en popüler tatil yerleri`nden biridir.Bölgede ılıca bölgesinde bolca ucuz pansiyon otel ve apart bulmak mümkündür.Çeşmeyi eğlenmeyi seviyorsanız es geçmeyin derim.Bunların dışında daha lüx tatil yapmak istiyorsanız saydığımız bölgeler dahilinde marmaris,çeşme,bodrum ve fethiyede tatil köyleri ve 5 yıldızlı otelleri tercih etmenizi öneririm.Gezme kolaylığı dışında herşey dahil tatil yapmanın en ucuz yolu olan bu oteller ve tatil köyleri sizlere en uygun fiyatlı tatil yapmanızın yollarını önünüze seriyor.

Popularity: 100%

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Fethiye Otelleri

12/6/2008 · Kategori: Tatil rehberi

Fethiye,turkuaz rengin en güzel doğanın en mükemmel sunumunun olduğu bu eşssiz tatil bölgesi,mükemmel koyları,plajları,aktiviteleri ve tarihi ile harika bir tatil coğrafyası olan fethiye,buna paralel olarakta yerli ve yabancı turist akınına uğramaktadırlar.Buna nispeten bölgede oteller ve bir çok pansiyonlar bu artan turist potansiyeline karşı hizmet verme çabası içerisindedirler.Fethiye otelleri fethiyenin bir çok yerinde,merkez,ovacık,hisarönü,ölüdeniz,kayaköy ve çalış plajında toplanmıştır.Fethiyede bir çok ucuz oteller olduğu gibi birbirinden şık 5 yıldızlı oteller`de bolca bulunmaktadırlar.Herşey dahil sisteminin yaygın olduğu bu oteller`de hertürlü aktivite misafirlerinin huzurlu ve dinlenerek bir tatil geçirmesi için hizmet vermektedirler.Bunların yanı sıra bölgede birçok ucuz oteller ve ucuz pansiyonlar bulunmaktadır.Ovacık bölgesi ve fethiye merkezde bulunan bu tarz otel ve pansiyonlar gecelik 10 ytl ila 20 ytl arasında hizmet vermektedirler.Yarım pansiyon olarak kişilik gecelik 30 ytl den birbirinden güzel oteller fethiyede bolca bulunmaktadırlar.Peki bu ucuz oteller ve pansiyonlar nerede derseniz Merkezde karagöz mevkiinde birçok apart otel,pansiyon ve 3,4 yıldızlı otel bulabilirsiniz.Pansiyonlar fethiye karagöz bölgesinde hem temizdir hemde ucuzdur.Gece hayatına yakın yayla havasında sıcağı sevmeyenler ise ovacık bölgesine baksınlar,ovacık ucuz oteller,apart ve pansiyonlar bakımından zengin bir yapıya sahiptir ve bu otellerde gecelik 30 ytl den yarım pansiyon sabah akşam yemeği dahil kalablirsiniz ayrıca ölüdenize yakın olması gece ise hisarönünün gece hayatına dahada yakın olması ucuz ama güzel bir tatil yaşamak isteyenler için tercih sebebidir.Ölüdeniz otelleri güzel ve son derece lüxtür ama fiyatları ovacık ve fethiye merkeze göre biraz daha yüksektir.Ölüdeniz pansiyonları otellere göre daha uygun fiyatları ile hizmet vermektedirler tabiki biraz araştırmak lazım,ölüdenizde heryere sorup araştırabilirsiniz size yardımcı olmaktan son derece memnuniyet duyan bir çok insanla karşılaşacaksınız.Kyaköy ise tarihi ve doğası ile mistik bir atmosferle sizleri karşılıyor doğa içinde bir tatil düşünüyorsanız kayaköy otelleri sizleri bekliyor

Popularity: 3%

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Pierre Loti

12/6/2008 · Kategori: Tatil rehberi

Eyüp Sultan Camii’nin yanındaki mezarlıkların arasından upuzun merdivenleri tırmanmaya başlarken, bir yandan Haliç’i seyrediyor, bir yandan da ortamın yaydığı mistik huzuru soluyorsunuz. Yolun sonunda karşınıza tarihi Pierre Loti Kahvesi çıkıyor. Birkaç yüz yıllık geçmişe sahip kahve eşsiz manzarasıyla sizi alıp eski zamanlara, Cenevizlilere, Osmanlılara götürüyor.. 19. yüzyılın sonlarına kadar Rabia Kadın Kahvehanesi olarak bilinen, Fransız yazar Pierre Loti kahveyi mekan tutmaya başladıktan sonra Pierre Loti Kahvesi olarak anılan kahve, yıllardır aşıkların, kendisiyle buluşmak ve şehirden kaçarak spritüel bir huzur solumak isteyenlerin durağı. Pierre Loti, 1850-1923 yılları arasında yaşamış ünlü Fransız yazar ve oryantalist. Deniz subayı olan Loti, Türkiye’ye ilk kez 1876 yılında gelmiş ve bir yıl kalmış. Eyüp sırtlarındaki tarihi kahveyi de o yıllarda keşfetmiş. Haliç’in büyüsü mü bilinmez ama, Pierre Loti’yi oraya çeken bir diğer unsur da Aziyade ismindeki evli bir Osmanlı hanımıymış.Fransa’da evli olduğu söylenen Pierre Loti ile Aziyade arasında büyük bir aşk olduğu yıllarca efsane gibi dilden dile aktarılmış. Pierre Loti aynı isimli romanında Aziyade’ye olan aşkını gizlememiş. İşte o gün bugündür kahvenin adı Pierre Loti olarak anılmış. Kahvenin bulunduğu tepeye de Loti’nin anısı Pierre Loti Tepesi adı verilmiş.. Bu tarihi kahvenin hemen bitişiğindeki eski merdivenlerden çıkınca sağ tarafta, istanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 1997 yılında Pierre Loti Tepesi’ndeki yapıları istimlak ederek bölgeyi turizme kazandırmak amacıyla başlattığı projenin ürünleri karşımıza çıkıyor; metruk evlerin yerine Osmanlı-Türk mimarisine uygun yapılan ahşap konaklar. Mevcut yapıları muhafaza edilen turistik kompleksin yapımı 2000 yılında tamamlandı. Otel olarak hizmet veren altı konağa, Pierre Loti’ye yakın semtlerin isimleri verilmiş; Ayvansaray, Sütlüce, Eyüp, Balat, Hasköy ve Fener konakları. Turquhause Butik Otel olarak turizme açılan konaklar 68 odalı ve130 yatak kapasitesine sahip. Tarihi konaklarda bir gece konaklamanın bedeli 60-100 dolar arasında değişiyor.İç mekanlar tesislerin içinde bulunduğu tarihi atmosfere uygun objelerle dekore edilmiş. Restoran ve kafenin tavanları kalemkarlar ve nakkaşlar tarafından özenle süslenmiş.

Tesisin bulunduğu bahçe zevkli bir peyzaj çalışmasıyla ziyaretçilerin rahatça gezebilecekleri bir alana dönüştürülmüş. Pierre Loti’de konakların yanı sıra tarihi eserlerde restore edilmiş. Örneğin, 250 yıl önce idris-i Bitlisi tarafından yaptırılan Sıbyan Mektebinin restorasyonu tarihi mimari’nin korunmasına katkı açısından önemli. Bahçedeki Niyet Kuyusu’na iki rekat namaz kılıp, niyet duasını okuduktan sonra gelenler kuyunun içine baktıklarında kaybettikleri değerli bir şeyin nerede olduğunu gördüklerine inananlar, bu umutla hâlâ kuyunun içini gözleyenler var. Tesisin girişinde Attan Düşen Ali Paşa’nın kabri de bulunuyor. Rivayete göre , rahmetli Paşa’nın padişahla arası açılmış, görevinden azledilmiş. Bir süre sonra padişah tarafından iade-i itibara mazhar olmuş ancak bu kez attan düşüp vefat etmiş. Pierre Loti Turistik Tesisleri’ne gelenler Halic’in muhteşem siluetini izlemenin yanı sıra Miniatürk’ü yukarıdan görme şansına da sahipler.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Sualtı Dalış

12/6/2008 · Kategori: Tatil rehberi

Türkiye sularında bulunan önemli batıklar ve su altı mağaraları dalıcılar tarafından keşfedilmeyi beklemektedir.


Bazı Dalış Bölgeleri

Antalya

Kemer: Ülkemizin en çok dalış okullarının bulunduğu bu dünyaca ünlü turistik beldemiz, bünyesinde çeşitli dalış alternatifleri bulundurmaktadır.
Hemen Antalya liman girişinde bulunan Fransız askeri nakliye gemisi 20-32 metre derinliklerde yatmaktadır, genelde bulanık olan su batık meraklıları için çok ilginçtir.
Kemer Marinası açıklarında 33 metre kumluk dipte yatan Paris Batığı, her dalıcının ziyaret etmesi gereken bir batıktır.
Tekirova açıklarındaki Üç Adalar çeşitli dalış türlerini gerçekleştirilebildiği bir bölgedir. Bölgenin zengin bir dalış noktası olan kanyonda iri vatozlar ve her çeşit balık görülebilir. Üç adalar, Mağara dalışı için de idealdir. Ağustos ve eylül aylarında, orkinos sürüleriyle karşılaşıldığı gibi fok balığına da rastlanabilir. Yine bu sular makro ve gece fotoğrafçılığı için harikadır. Kıyı sularda yunuslarla her an karşılaşılabilir.
Kalkan: Advance Dalıcılara yönelik olan Kalkan suları, ciddi dalışlar yapıp form tutmak isteyenler için idealdir. Akıntı, sert rüzgar, duvar dalışı, macro hayat, pelajik, batıklar bölgenin dalış zenginlikleridir. 30′lu metrelerde yüzlerce ıskarmoz, orfozların akıntıda durabilme becerileri seyredilmeye değerdir. Kaplumbağa, orkinos, vatos, köpekbalığı görülebilecek deniz canlıları arasındadır.
Patara kanyonu, mercan ve sünger çeşitleriyle süslüdür. 11 metreden 132 metreye inen fener duvarı, oldukça canlı ve renklidir. Öksüz Ada ise köpekbalığı ailesinden keler balıklarını barındırır.
B-24 Amerikan Savaş Uçağı Batığı : Antalya’nın Manavgat ilçesi yakınlarında, 200 m açıkta yatan batık, 1944 yılında Romanya üzerindeki bombalama görevini yerine getirdikten sonra Kıbrıs’taki üssüne dönmek üzere hareket eden “Hadley’s Harem” isimli B-24 tipi Amerikan savaş uçağına aittir.
1995 yılında yapılan çıkartma çalışmalarında uçağın kokpiti su yüzüne çıkarılmış, bir süre Cengel jandarma karakolunda kaldıktan sonra İstanbul’daki özel müzelerden birine götürülmüştür. Uçağın kalan kısmının çıkarma çalışmaları sürmektedir. Uçağa dalış özel izin gerektirmektedir.
Uluburun Antik Batığı: Kaş ilçesinin 8.5 kilometre güney doğusunda uzanmakta olan Uluburun’un doğu kıyısından 60 metre açıkta yatan batık M.Ö 14. yüzyıla ait bir yük gemisi kalıntılarıdır. 1984 yılında başlanılan dalışlar sonucu geminin 61 metre derinliğe kadar yuvalanmış, eşsiz yükü gün yüzüne çıkartılmıştır. Çıkarılan eserler günümüzde Bodrum sualtı arkeoloji müzesinde sergilenmektedir.
Gelidonya Antik Batığı: Antalya körfezinin batı ucunda bulunan Gelidonya batığı, bugünkü adıyla Taşlık burnunun yakınında seyrederken kayalara çarparak batan bir yük gemisine aittir. 26-28 metre derinlikte bulunan batığa 1960 yılında yapılan araştırma dalışlarıda, geminin M.Ö. 13. yüzyıl sonlarına ait olduğu saptanmıştır. Bu batığın diğer bir özelliği, kara kazısı standartlarına uygun olarak yapılan ve kazısı tamamlanan ilk sualtı kazısı unvanına sahip olmasıdır.
1994 araştırması sırasında Gelidonya batığında bulunan taş çapalardan, Ortadoğu kökenli olduğu tahmin edilmektedir. Batıktan çıkarılanlar Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.
Fransız (Sosyete) Batığı: Antalya Yat Limanının 1 km açığında, şamandıranın altında yatan batık, 1942 yılında savaş sırasında batırılan “San Didier” adlı Fransız savaş gemisine aittir. 1946 ve 1974 yıllarında yapılan çalışmalarda geminin içindeki yükün büyük bir bölümü çıkarılmıştır. Hastane destek gemisi görünümünde olan bu geminin içinde cephane ve çöl şartlarını uygun arabalar bulunmaktaydı. Kamufle edilebilmesi için personelin üniforma giymemesi ve balıkçıların yardımları sırasında gemideki insanların şahsi malzemelerini de yanlarında taşımaya gayret etmeleri halk arasında geminin adının “Sosyete batığı” olarak kalmasına neden olmuştur.
Bu gün üzerinde pek bir şeyin kalmadığı batık yine de dalgıçlarının ilgisini çekmeye devam etmektedir. Dalış yapabilmek için Antalya valiliği ve Deniz Polisi Şube Müdürlüğünden izin almak gerekmektedir. Dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta ise yat limanı ağzına yakınlığı dolayısıyla tekne trafiğinin fazla olmasıdır.
Falezler: Antalya’nın iki büyük plajı olan Lara ve Konyaaltı arasında kalan bölgede karadan dalış için elverişli noktalara sahiptir. Falez oluşumları 14 metreden 25 metre derinliğe kadar inerler. İlk 20 m ilgi çekicidir. Giriş kolaylığı açısından tercih edilen yerlerden biri Konyaaltı plajına inen varyantın altıdır. Bu bölgede kayalık kesim 25 metreye kadar iner ve suyun altında falezleri ve üzerindeki canlı yaşamını görmeye imkan kılar.
Sıçan Adası: Antalya limanına bir kaç kilometre uzaklıkta olan bu küçük ada dalıcıların ilgisini çeken diğer bir bölgedir. Sahile bakan batı yakası sığ bir derinliğe sahip olup (maksimum 8 metre) dip yapısı genelde kumdur. En ilgi çekici bölümü kuzey doğu yakasıdır ve kayalık dip yapısı 22 metreye kadar inmektedir. Aynı zamanda doğusunda ufak bir mağaranın olması dalıcılar için hoş bir sürprizdir. Batıdan esen poyraz dalga yaratmamasına rağmen rüzgar şiddetine bağlı olarak kuvvetli yüzey akıntılarına neden olur. Günlük tekne gezisine çıkanların da ilgi odağı olduğundan yoğun bir tekne trafiğine sahiptir.
Kaş Uçak Batığı: İkinci Dünya Savaşı sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı Meis adası yakınlarında batan üç pervaneli İtalyan savaş uçağı 57 metrede görülmeye başlamakta ve kuyrukla diğer metal parçaları meyil nedeniyle 70 metre derinliğe kadar uzanmaktadır. Enkazın etrafında patlamış ve hala aktif olduğu tahmin edilen cephaneler bulunmaktadır.
Tekirova’nın açıklarında bulunan küçük adalardan oluşmuş bir dalış bölgesidir. Etrafında bir çok dalış bölgesinin bulunması, çok çeşitli derinliklere sahip olması dip yapısının Antalya’ya oranla zengin olması, görüş netliği ve bir çok dalış merkezine yakınlığı nedeniyle en popüler dalış bölgelerinin içinde yer alır. Kemer yat limanından aşağı yukarı 45 dakika mesafededir.
Gök Mağarası: Finike’de bulunan Gök Mağarası, Asya’nın dalışı yapılmış en derin mağaralarından biridir. Mağaradan çıkan tatlı su 15 metre derinlikten sonra suyla karışır. Geniş bir koridorla dibe doğru inen mağarada sarkıtların bulunması daha önceden kuru olduğunun işaretlerindendir.
Paris Batığı: Kemer Yat Limanı’ndan 1,5 km kadar açıkta kum bir zemin üzerinde, 25 metre derinlikte yatan batık İkinci Dünya Savaşı sırasında batan bir Fransız yük gemisine aittir. 1896 yılında yapıldığı tahmin edilen gemi 3 güverte ve iki ambara sahiptir. Ambarlardaki birbirine kaynamış cephaneler, orta bölümdeki çini kaplı kısım ilginç noktaları oluşturmaktadır. Son yıllarda dalıcıların bir hayli ilgisini çeken bu batığın bir çok ziyaretçisi bulunmaktadır.
Suluin Mağarası: Antalya platosu traverten bir platodur ve bu platoyu; su, kireç taşlarını eriterek meydana getirmiştir. Bu oluşumun altından bir çok tatlı su kaynakları denize karışmaktadır.
Kırkgöz mevkiindeki Suluin mağarası, içindeki sarkıt ve dikitlerden dolayı daha önceden kuru olduğu tahmin edilen sualtı mağaralarından birisidir. 1995 yılında yapılan bir araştırmada mağara derinliğinin 83 metreye ulaştığı ve kanallardan daha ilerlendiğinde 45 metre civarı bir derinlikte büyük bir salonun içine girildiği saptanmıştır. Bu salonun duvarları sarkıtlar, traverten havuzlar ve diğer oluşumlarla kaplıdır. Salona giren ve çıkan çok sayıdaki yan kollar olduğu yapılan araştırma dalışlarında görülmüştür.

Muğla

Datça: Ünlü coğrafyacı Strabon’un “Tanrı çok sevdiği kulunu ömürlü olsun diye Datça yarım adasına gönderir” dediği Datça’da harika dalış alanları bulunmaktadır. Kara incir açıklarında bulunan irili ufaklı adacıklar etrafında, 10-40 metre arasında köpekbalığı, yunus, Akdeniz Foku, kovuk içlerinde 3-4 müren bir arada görülebilir. Datça yat limanına sonradan bağlanmış olan küçük bir adacık olan Esen ada uygun dalış noktalarına sahiptir.
Marmaris: 52 Dalış noktası ve çeşitli antik kalıntıların yer aldığı Marmaris’in derinlikleri her dalıcıyı mutlu edecek çeşitlilikler içerir. Dış boğaz’da, 33 metrede Rodos, Kütük Burnu, Cennet Adası, Kadırga Feneri, Kargı Adası başlıca dalış noktalarıdır. Cennet adası yamaçlarından yapacağınız duvar dalışında derinliğe dikkat edilmelidir. Duvarın üstü, birbirinden güzel bitki ve macro yaşamın barınağıdır.
Bodrum: Dünyanın sayılı sualtı müzelerinden birini barındıran Bodrum bütün güzellikleri yanında sualtı turizminde Türkiye’nin dışarıya açılan penceresidir.
Bodrumun doğusundaki Orak adası derinliği, mağaraları, rengarenk süngerleri ve 100 metreyi geçen doğu duvarıyla bir dalış cennetidir. Sığ yerlerdeki taş formasyonu da ayrı bir güzelliktir. Oraklar tüm bir dalış gününü alacak zenginliğe sahiptir. Antik kalıntıya da rastlanabilen Kargı ve Köçek adalarının 20-30 m derinlikleri, makro fotoğrafçılık için uygun irili ufaklı pek çok canlı barındırmaktadır. Köçek adası yolunda bulunan 19 metredeki resif’ dalınması gereken bir noktadır. Bu resifte avlanma yapılmadığı zamanlar her türlü canlıyı görebilirsiniz. Çatal adası ve karşı sığlıklar, Gemitaşı bahçesinin kıyıları dalış için ilginç noktalardır.

Çanakkale

Saros: İstanbul’a yakınlığı dolayısıyla dalıcıların gözdesi olan Saros, dalıcıların ilgisini çekecek batıklarla doludur. Çanakkale boğazının çıkışındaki Kaptan Franko, Saros körfezinde Kemiklinin açığında 30 metrede yatan Lundy dalınabilecek batıklardandır. Boğazda 15 ile 30 metre derinliklerde yeni eski her türlü kalıntıyla karşılaşılabilir. Siyah mercan da dahil olmak üzere su altı faunası oldukça zengindir. Ancak akıntıya dikkat edilmelidir.
Gökçeada ve Bozcaada: Her iki adaya da düzenli feribot seferleri yapılmaktadır. Gökçeada’da dalış okulu olmadığından, çevre illerdeki dalış okullarına başvurulmalıdır. Gökçeda’nın Kuzu Limanı’nda Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma batık kalıntıları vardır. Mermer Feneri ile Anadolu yakası arasında kalan bölgede araştırma yapılırsa devasa çapalar ve gemi kalıntılarına rastlanabilir. Eşşek adası civarında Orfoz ve Karayer adaları da her türlü canlıyı görülebileceği dalış noktalarıdır. Mermer Burnu, Tuz Burnu’nun güney sahilleri serbest dalıcılık için uygundur. Çanak limanı, Bakla Taşı ve Pınar Dere Gökçeada’nın diğer dalınabilir noktalardır.
Pek çok turistik aktivitenin yeraldığı Bozcaada’da dalış okulu da bulunmaktadır. Bozcaada kıyıları keşfedilmeye hazır pek çok dalış noktalarına sahiptir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »